6 Eylül 2009 Pazar

Çekip gidesim var...
Zaman biz'i harcıyo olan tüm gücüyle..
İçime attıklarım taştı bu gece..
Kalbime ne söylesem dinlemiyo beni
Bi acım var canımı yakan...
Sebebi sen olan...
Hayat tüketti bizi..
Ne yapsam bitmez..
Bunu en iyi kalbim biliyor
Neden çekiyorum ben bu yükü
Sende hiç yük yok
Hepsi bende çünkü..
Bi dahaki yazımda görüşmek üzere..
Seni Seviyorum...//

5 Eylül 2009 Cumartesi

Nefret(!)

Artık her günü seni unutmak için dua ederek başlayıp,aynı şekilde bitiriyorum.Bi türlü seni unutamamdan nefret ediyorum.O gülüşünü unutamamaktan nefret ediyorum..Nolursa olsun seni tanıdığım güne nefret edemiyorum.Ben seni hala özlüyorum.Bundanda nefret ediyorum.Hayatıma yeni insanların girmesi için uğraşıyorum.Ama olmuyo.Lanet yüzün bi türlü aklımdan çıkmak bilmiyo.Her gördüğüm,tanıdığım kişide seni arıyorum.İşte bundanda nefret ediyorum.Kendimi parçalamak istiyorum hala seni düşündüğüm için..Senide parçalamak istiyorum..Yalan söylediğin için..Binbir oyunla kandırdığın için..Hala inkar ettiğin için..Hala seni unutmama izin vermediğin için..Ama ne sana nede kendime kıyamıyorumki ben..Yapamıyorum bunu..Ne düşündüğümü bende bilmiyorum.İlk başta arkandan lanet ediyorum,sonra başına bişey geldiğini duyunca ağlamaya başlıyorum,canım yanıyo.Ne var sende bu kadar unutulmaz olan ne ?Karşıma sen çıkıyosun..Yüzünü görür görmez kafamı çeviriyorum.O gözlerine uzun uzun bakarsam içim acır biliyorum.Sonra sen yine bakışlarınla bişeyler anlatmaya çabalarsın,yine canım acır.Ağlayamıyorum..Çünkü içimde daha çok nefret var artık..Aynanın karşısına geçip her kendime baktığımda yanımda seni görüyorum..Yine o günlerimize gidiyorum..Yanımda seni istiyorum ben..Bak bundanda nefret ediyorum işte.Bana neden bu kadar uzak oldun?Sana "Bigün yanından geçerken dönüp yüzüne bakmadıklarından olurum" demiştim.Kesinlikle olmaz öyle bişey dedin.Şimdi bu cevap bile geçmişte kaldı..Şimdi sadece kısa süren ve mutsuz biten bi hikayesin benim için.

4 Eylül 2009 Cuma

İnanmak yok bu sefer...

Sen yine aynı cümlelerini kuruyosun,benim yine inanıcağımı zannediyosun daha önce inandığım gibi.Sence ben aynı benmiyim?yada sen?Alamazsın sen kalbimi artık benden.Sorgusuzca kendini savunuyosun.Beni düşünmeden,yaptıklarını bildiğimi farketmeden..Ben seni böyle istemedimki..Gitgide yoldan çıktın,tenine dokunanların sayısını sayamaz oldun,gelmiş bana hala kendini haklı çıkartmaya çalışıyosun.İstediğini alana kadar bi aşık halleri,bi savunmalar,dil dökmeler.İstediğini alabileceğini zannediyosun öylemi?"Kapında köpek olan,işi bitince yabancı."Aynen öyle..Aslında hani birazcık yola gelsen,demiycem..Dememem gerekiyo zaten..Olmaz..İnanamam sana.Düzeldim desende hiçbi zaman değişmedin,değişmeyide düşünmüyosun.Aşk diye bişeyin olmadığını düşünüyorum bazen..Ama yok,var bi yerlerde,güzel bi yerde,iyi biriyle beni bekliyo biliyorum.Bulana kadar aramaya devam o zaman :)

Karışık...

Nasıl karmaşık bir duygu bu.Mantığımla duygularım hep çakışmak zorundamı?Manıtğım onunla asla olmaz herşey başlamadan bitmeli derken duygularım onsuz yaşayamayacağımı,aramızda bir şeylerin başlaması gerektiğini söylüyor.Mantığım kesinlikle olmamasından yana çünkü o bana acı vermekten başka hiçbişey yapmadı bunu biliyorum ama onsuz kalmakta canımı yakmazmı benim?Hangisini dinlemeliyim şimdi ben.."Hayatta herşey yüzde ellidir,aklinla davransan yüreğin,yüreğinin sesini dinlesen aklın bu soruyu sana hep soracaktır,seçemediğin hep acı vericek bu sabit acı hep olucak"Ama hangisi daha fazla acıtır canımı..Onsuz kalsam içim içimi yer nasıl böyle bişey yaptın diye,onunla olsam,herşeyi unutsam,herşeyi kabullensem,bu kadarmı düştün,daha sevdiğinden emin değilsin nası bunu yaparsın diye içim içimi yer.Acımı seçmekte özgürüm dimi?Hiç başlamadan bitmesi çok koyar.Yapamam bunu.Galiba iyi başlayıp kötü bitmesi daha iyi..

Acını seçmekte özgürsün..



"yüreğim öyle bir acıldıki, öfkedenmi ,korkudanmı karar veremedim""
Aslinda aklinda kalan herseyi yok etmek icin yine aklina basvurursun, cünkü akil yalanlama inkar gibi sebepler üretir, aklin ermedigi erisemedigi bir tek duygularinla hisslerinle ilgili kismidir ona ne senin gücün yeter ne de aklin gücü, soru sormaz cevap vermez aciklama beklemez aciklamaz da sadece kendi bilir kendi karar verir hem kendi adina hem herkes adina, kimse anlamaz olani biteni o sadece kendi uygulamaya gecer, aslinda herkesin yaptigi gibi!..."
"yarim yasandi hersey!.. O kadar yarim yasandiki bitti bile diyemiyorum!... Hic baslamadiki bitsin?..."_"Dogum ya da ölüm saniyeler icinde gerceklesmiyor mu? Zaman icindeyken ne yasadigina göre önem kazanir, icini ne ile doldurdugunla ilgilidir, yani ne kadar sürdügü önemsizdir nasil oldugu önemlidir...""Niteligin nicelikten önemli oldugunu ben de biliyorum, ama eger bu bir ask´sa daha fazlasi da yasansin istenir, kim ister ki yarim kalmis bir ask´i?..."_"Kim bilebilir ki yarim kaldigini? belki sonsuza dek yasanir, bir ömür boyu..."Iste bitti"_"Evet Bitti!""Peki bunu degil de digerini secseydi hayati cok mu farkli olurdu? Bunu herkes icin soruyorum, gercekten farklimi olurdu hayat?"_"Evet farkli olurdu ama sadece öyküsü, bunu yasicana öbürünü yasamis olurdu!""Yani?"_"Yani sonuc secimlerde hep aynidir"Aci" Herneyi secersen sec secemedigin hep üzüntü kaynagi olacaktir, aklin hep o secemediginde kalicaktir, o secemedigini secmis olsaydi gene bana bu soruyu sormus olcaktin. Hayatta hersey yüzde ellidir, aklinla davransan yüregin, yüreginin sesini dinlesen aklin bu soruyu sana hep soracaktir, secemedigin hep aci vericek bu sabit aci hep olucak!""Bukadar mi umutsuz yani?, güzel bir yönü yok mu bu secimlerin?"_"Olmaz olur mu var!.Acini secmekte özgürsün!....

3 Eylül 2009 Perşembe

Sevgili...




Kendi olarak, sana gelen..


Sana gereksinimi olmadan, seni isteyen..


Sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen..


Kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan..


O, işte...


Oruç Aruoba

2 Eylül 2009 Çarşamba

Yağmur..

Ankarada yağmur yağdı bu gece..Hep içimde kalmış bir takım üzüntüleri alıp götürdü benden.Sanki benim yerime o ağlar gibiydi.Benim yerime o üzülür gibiydi.Gözyaşları akarken bi yandanda haykırdı dünyaya..Benim bağıramadıklarımı,söylemek isteyipte sustuklarımı o anlattı.Gözlerimi kapattım,yağan yağmurun sesindeki huzura bıraktım kendimi..Benim yerime ağlayıp rahatlamıştı o.Yavaş yavaş içimdeki üzüntüler giderken o yağmur sesinin huzuru kapladı içimi.Sonra yüzümde hafif bir gülümseme belirdi,içimdeki mutluluğu,huzuru anlattı yağmura,teşekkür etti.Gözlerimi açtım yavaşça,yine etraf birden aydınlandı,sonrada bir gürültü.Hala bitmemişti demekki söyledikleri yağmurun..Onunda rahatlamasını diledim bu yağmurda.O an aklımdan geçen tek şey huzurdu.Yine hayal kurmaya başladım.Acı çekmeyi bırakıp olanları kabul ettim.Yağmur yavaşladı ve yavaşça yok oldu.Derin bir nefes aldım.Sanki içimi temizlemişti bu yağmur.Sanki o ağladığında gözyaşları içimden geçip içimdeki tüm üzüntülerimi alıp götürmüştü..Şimdide bedenime sessizlik çöktü..
Yalın-Yağmur...

Kışla yaz gibiydik,sen kar tanesi ben güneş
Çözmek zor bu buzları yalvarsam ne farkeder
Çocukça kavgalar bunlar mazaretler
Sebebimiz olmuş yabancı gözler
Kışla yaz gibiydik,hep aramızda bir yarış

Belki sen birinci ya da ben ne farkeder
Çocukça kavgalar bunlar mazaretler
Sebebimiz olmuş yalancı gözler
Bir küçük yağmur damlası kadar

Değerim yok mu sende?
Güz ayrıldığımız gündür kimbilir kaçı bitmiş
Gözyaşı yok bende....
Related Posts with Thumbnails